| |
EVLİLİK VE AİLELER
Evliliğin başlangıcı olan söz ve nişan törenlerinden başlayarak yapılacak evliliğin müspet yada menfi sonucu ailelerin tutumuna bağlıdır. Kültürümüzün önemli bir unsuru olan aile bağlılığı muhakkak ki evlilikleride çok etkiler. Evliliklerde sadece iki genç birey değil aynı zamanda aileleride evlenmektedir.
Vazgeçilemez bu aile bağları muhakkak ki toplum yapımızın sağlamlığı açısından çok önemlidir. Aile büyükleri çocuklarını içgüdüsel olarak her türlü tehlikeden korumak amacıyla batı toplumlarına zıt olarak çok güçlü ( sosyo -ekonomik ) bağlarla biribirilerine bağlıdırlar.
Ancak zaman zaman bu bağlılık aşırılık göstermekte ve güzel bir biçimde kurulmak üzere olan evlilikleri ya baştan engellemekte yada sonradan evliliklerin bitmesine sebep olmaktadır.
Bu ebeveynlerin çocuklarını koruma içgüdüsü aslında zaman içerisinde ailenin çocuklarına iyi birer eğitim vermesiyle yerini güvene bırakması gerekirken, gitgide dahada müdahaleci bir tavırla çocuklarına zarar verme boyutlarına ulaşmakta ve kötü sonuçların kabahatide yine ya çocuklara yada karşıdaki bireylere yüklenerek aslında kendi hatasına bir günah keçisi bulmakla devam eder.
Böylece iyi niyetle kurulacak veya kurulan bir evliliğin bitmesi aslında her iki tarafada çok büyük ve acısı unutulamayan yaralar açar.
Olması gereken ise ; Ailelerin çocuklarını en başından doğru yöntemlerle ve doğru manevi değerlerle yetiştirerek topluma karşı olan görevlerini hakkıyla yerine getirmeleri ve bunun sonucunda da iyi yetişmiş evlatlarına güvenmeleri, onların; seçme, beğenme, karar verme ve tercih yetilerine saygı duymalarıdır.
Ama ne yazık ki, ebeveynler çoğu zaman çocuklarını yetiştirirlerken, sanki onların aklının kıt olduğunu ve hiçbirşeyi doğru algılayamayıp hep hata yapacaklarını düşünerek, söz hakkı ve düşünme hakkı vermeden çocuklarını doğru bir şekilde yetiştirdiklerini ve bu tavırlarlada onları tüm tehlikelerden koruduklarını düşünürler ?!
Bu tutum yeni nesilin özgür iradesiyle yaşayamayan ve hep yanı başında onu yönlendirecek, koruyacak, onun adına karar verecek, onun adına seçecek, beğenecek yani onun adına yaşayacak birilerine ihtiyaç duymasına sebep olarak bireylerin ve toplumun sağlığını görünmeyen bir tehlike ile olumsuz yönde etkilemektedir.
Aslında toplumumuzda birde bu durumun tam terside olmaktadır. Aileler gençlerin eğitimine önem vermeden herşeyi dışarıda özgürce öğrendiklerini düşünerek onları başıboş bırakmakta ve böylece gerekli aile ve toplum kültürünü alamamış çocuklarımızın dış etkenlerle yüzyüze gelerek çok büyük hatalar yapmasına sebebiyet vermektedirler.
Netice itibariyle ebeveynlerin bu iki tutumuda çok yanlış ve zarar vericidir. Hiç bir şeyde uc ve aşırı olmamak, gençlere tecrübeleriyle yol göstermek, onları toplumu ayakta tutan değerlerle yetiştirerek onların kişiliklerini geliştirmelerine yardımcı olmak ve bu doğru davranışlarla beraber çocuklarına güven vermek ve güvenmek en doğru hareket olacaktır.
SAYGILARIMLA
|
|